14 Nisan 2013 Pazar

İNFAZ HUKUKU (HUK102U) - AÖF Ders Notu


ÜNİTE 1:  İNFAZ HUKUKUNUN TEMEL ESASLARI

İNFAZ VE İNFAZ HUKUKU KAVRAMLARI
İnfazın sözlük anlamı“bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm”dür. Bu yönüyle infaz hukuki bir
perspektifle, mahkemelerce verilip kesinleşen ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak
tanımlanabilir. İnfaz hukuku ise ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin kesinleşmiş kararların yerine
getirilmesine yönelik esasları gösteren bağımsız bir hukuk dalıdır. Gerçekten infaz hukuku ceza hukuku
yaptırımlarının infazı, yani yerine getirilmesi konusu ile ilgilenir ve buna ilişkin esasları, ilkeleri ve
usulleri gösterir.
 infaz hukuku, bu yapısı itibariyle ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukuyla sıkı ve organik bir ilişki içerisindedir.
Ancak bu ilişki infaz hukukunu ceza ve ceza muhakemesi hukukunun bir kısmı haline dönüştürmez. İnfaz hukuku her iki hukuk disiplininden de ayrı bir kimliğe sahiptir.
İnfazın tarihsel gelişimini, cezanın ve ceza hukukunun tarihsel gelişiminden ayırmak zordur. Tarihin ilk devirlerinde suç kavramı toplumsal olmaktan çok bireysel bir içeriğe sahipti ve bu nedenle suç teşkil eden eylemlerin toplumu değil doğrudan bireyi ilgilendirdiği kabul edilmekteydi. Ortaçağda özellikle cezaların, kilise gücünün toplumsal bilinçaltına kazınması amacıyla bedene yönelik şiddet içerikli cezalar olduğu ve  infaz aşamalarının törensel bir özelliğinin olduğu  söylenebilir.
18. yüzyılda cezalandırmada insan  unsurunun esas alınması ve toplumsal savunma düşüncesinin öne geçmesi, cezalandırmanın ve  infazın amacı olan fiziksel cezalandırmanın yerini ruhsal cezalandırmanın almasına neden
olmuştur. Hürriyeti bağlayıcı cezalarla birlikte bu cezaların infaz edileceği alanların, yani hapishanelerin ortaya çıkışı ve gelişimiyle doğrudan bağlantılıdır.
Not: Teknik anlamda yaptırım, sadece cezayı kapsamamaktadır. 5237 sayılı TCK’nın sistematiği göz önünde bulundurulacak olursa yaptırımdan kastedilen şey hem ceza hem de güvenlik tedbiridir. Bu anlamda “yaptırım” cezayı ve güvenlik tedbirini kapsayan bir kavramdır.

Cezaevlerinin gelişiminde üç dönemden söz edilir:
•  Ödetme yanında hükümlünün iyileştirme ve yeniden topluma kavuşturulmasının benimsendiği Hollanda Amsterdam hapishanelerinin ortaya çıktığı16 yy.ın sonlarından Fransız ihtilaline kadar süren dönem.
•  Fransız ihtilalinden Birinci Dünya Savaşına kadar devam eden dönem.
•  Ceza infaz kurumlarının açılması ve 20 yy.ın ikinci yarısında hükümlülere muamelede asgari esasların hukuken gerçekleştirildiği dönem.
•  5275 sayılı CGTİHK, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenen amaçları iki başlık altında toplamaktadır:
•  Önleme amacı.
•  Yeniden topluma kazandırma (topluma kazandırma resosyalizasyon) amacı.

Gerçekten söz konusu kanunun üçüncü maddesi, infazın “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek,  toplumu suça karşı korumak” ifadeleriyle önleme amacını; “hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” şeklindeki ifadesiyle de yeniden topluma kazandırmak amacını ortaya koymaktadır.

Önleme Amacı
Önleme amacı bakımından, cezalandırma geleceğe dönüktür. Zira suç, zaten işlenmiştir. O halde, asıl
olan suçlu olup, amaç onu uslandırarak yeniden suç işlemesine engel olmaktır. Ceza, tek başına bir amaç
olamaz. Ceza, toplumu oluşturan bireyler üstündeki etkisiyle toplumu (genel önleme), suçlu üstündeki
önleme etkisi ile de suçluyu (özel önleme) suç işlemekten alıkoyacaktır.
cezanın kişiler üzerindeki genel önleme etkisi (amacı)
iki şekilde gerçekleşir:
•  Cezanın kanunda bulunması ve gerektiğinde uygulanması, böylece toplumun hukuk düzenine ve
güveninin muhafazası ve artırılması(pozitif genel önleme),
•  Cezanın infaz edilerek ileride suç işleyecekler için korkutucu bir etki yapması(negatif genel
önleme).
•  Buna karşın cezanın, suç işleyen kişinin toplum bakımından zararsız hale getirilmesini  amaçlayan etkisine ise özel önleme etkisi denir. Bu itibarla, özel önleme, kişinin işlemiş olduğu  fiilin bir haksızlık oluşturduğu konusunda uyarıda bulunmaya yöneliktir. Ceza, suçluyu ıslah  etmek suretiyle, bir daha suç işlemesine engel olmalıdır. Cezanın özel önleme amacıda iki  şekilde gerçekleşir:
•  Faili iyileştirerek topluma yeniden kazandırma (pozitif özel önleme),
•  Topluma kazandırılamayan ve/veya üstünde cezanın korkutma etkisinden etkilenmeyen failin,
toplum dışına itilmesi ve böylece toplumun failden korunması, toplumun güvenlik altına
alınması(negatif özel önleme).
Not: Genel önlemenin temelinde cezanın acıve ıztırap verici olmasından
dolayıkorkutuculuğu vardır. Bu korkutuculuk, kanunda ceza yaptırımının açıkça
belirtilmesi, işlenen suçlara kanunda belirtilen cezanın verilmesi ve verilen bu cezanın in-faz edilmesi suretiyle kendini gösterir. Özel önleme de ise işlenen suçun faili başka suç
işlemekten uzak tutulmaya çalışılır. Cezalandırılan bireyin caydırılmasısuretiyle başka
suç işlemesi önlenmişolur.
İnfaz hukukuna ilişkin ilkeleri dört başlık altında  sınıflandırmak mümkündür. 
İnfaz hukukunun temel ilkeleri;
v  hukuk devleti,
v  insan onurunun dokunulmazlığı,
v  eşitlik ilkesi,
v  sosyal devlet ilkesidir.
Bunun dışında infaza ilişkin diğer ilkeler olarak da; infaz hukukunun kanuniliği, infazın kesintisizliği, gizlilikten kaçınma, insanca infaz ve infazın bireyselleştirilmesi ilkesi ifade edilebilir. Hukuk düzeni içindeki yerine gelinecek olursa, infaz hukukunun kamu hukukunun bir dalı olduğu söylenebilir. Bu açıdan infaz hukuku anayasa hukuku, idare hukuku, ceza ve ceza muhakemesi hukuku gibi kamu hukukunun diğer dallarıyla yakından ilişkilidir.
Uluslar arası hukuk açısından ise; infaz hukuku alanındaki gelişimin büyük ölçüde gerilediği İkinci Dünya Savaşından sonra infazın insanileştirilmesi düşüncesi önem kazanmış ve bu alanda önemli reform adımları atılmıştır.

İNFAZIN AMACI
5275 sayılıCGTİHK, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıile ulaşılmak istenilen amaçları;
•  “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak,
•  bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek,
•  toplumu suça karşıkorumak,
•  hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,
•  üretken ve kanunlara, nizamlarave toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam
biçimine uyumunu kolaylaştırmak”
olarak ifade etmektedir (CGTİHK m.3).
İnfaz Hukukunun Temel İlkeleri
Hukuk Devleti İlkesi
Hukuk devleti, amacıhukukun üstünlüğünü sağlamak olan devlet demektir. Hukukun üstünlüğü ise, iki
ana fikir üstüne kurulmuştur:
1.  Devletin sahip olduğu iktidar, hukuktan gelir ve ona uygun kullanılır.
2.  Hukuk, insan kişiliğine saygıya dayanır.
Özgürlük ve insan kişiliği, hukuk devletinin esasıdır. Hukuk devleti, insan haklarına saygılıdevlettir.
O halde, hukukun üstünlüğü anlayışında temel değer insan kişiliğinin haysiyetidir. Hukukun üstünlüğü,
insan haysiyetinin en üstün değer olduğunun benimsenmesi veya kabulü demektir.
İnsan Onurunun Dokunulmazlığı İlkesi
İnsanın hem maddi hem de manevi açıdan kendine özgü bir değer taşımasıve taşıdığıbu değerden
vazgeçmenin mümkün olmaması, her türlü toplumsal, hukuksal ve siyasal müdahaleye karşımutlak
olarak öne sürülebilmesi insan onurunun temel özelliklerini oluşturmaktadır. Onur kavramısadece
insanın özgürlüğünü ve eşitliğini değil, bağımsız kişiliğini de ifade eder.
Eşitlik İlkesi
Ceza hukuku çerçevesinde özgürlüğü kısıtlanan hiç kimse bundan dolayıayrımcılığa tabi tutulamaz.
Eşitliğin sağlanması, adaletin bir gereğidir. Gerçekten ceza adaleti değişik türdeki adalet
kavramlarının bir bileşkesi şeklinde ortaya çıkmalıdır. Herkese eşit olanın verilmesi denkleştirici adaleti
ifade etmektedir ki, burada hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes eşit işleme tabi tutulur. Buna göre genç-yaşlı, zengin-fakir, zenci-beyaz, Türk-Alman herkes aynıceza hukuku kuralına tabidir; bu objektif
adalettir.
Sosyal Devlet İlkesi
1982 Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti’nin “sosyal bir devlet” olduğunu ifade etmektedir. Sosyal devlet
olmak, devlete görev ve ödevler verir. Bu da sosyaladalet ve sosyal güvenliğin sağlanmasıolarak
karşımıza çıkar. Sosyal adalet, kişiler arasında sosyal eşitliğin sağlanmasıiken; sosyal güvenlik, herkesi
sosyal ve ekonomik baskılardan korumak ve/veya kurtarmak şeklinde karşımıza çıkar.



 Tüm Üniteler için tıklayınız..
http://www.kolayaof.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder